Şiirlerim

Selam ola, hal anlaya muhabbet aleminden, Kalem ola bal damlaya, sohbeti kelamından… Heyhat !..yükselirse yükselsin dumanı dağlarında, Senden kopamam asla, karalar bağlarım da.. Gasgarda bir ihtişam,yel alır ayveseli, Kurur da göz pınarım sel alır çeşmi seli Ne mevkidir ne makam, sevdamız toprağına, Can düşerse bir gün, toprağız toprağında…. Mosgufam yaydemirim,...
KARDEŞİMİZE İTHAF OLUNUR.. Bu mukaddes topraklarda ata bizim, ced bizim, Anlı şanlı tarihiyle şehit bizim şan bizim, Edirneden Kars’a, Sinoptan Hatay’a karış karış yer bizim, Bu toprağı vatan yapan ordu bizim er bizim… Al bayrakta al olmuş ak alınlı yiğitler, Toprakları yar etmiş, birer birer Mehmetler, Yiğit sonradan olmaz, ezelden...
Hep beraber dost sofrasın kuralım, Muhabbete gönül, verenlerden olalım, Yaydemir sofrasında bi parça tuzu, Ahan gadam, buda bizden diyenlerden olalım, Gasgar yolu yohuş bizim oranın, İki büklüm olur beli, yola girenin, Yazları ahmiyan cılız derenin, Damlasına şükür, diyenlerden olalalım.. Ğavuz ğıranından görünür Edire, İki kıtlama çaynan oturursan sedire, Bi de...
Gün göre bu millet,mutlak gün göre, Yokluğu kıtlığı yaşamış bu millet, Açlığı sefilliği görmüş bu millet, Yine de direnmiş eylemiş gayret, Ataya rahmet, millet gün göre, Çarıkla yol aldı atamız bizim, Bir kapta karnımız doyardı bizim, Şükrümüz dillerden düşmezdi bizim, Mevladan dileğim millet gün göre, Alimler yetirdik vakti zamanda, İlimi...
Niyet-i muhabbet, gönül almaktır, Nuru pak gönülde ebedi kalmaktır, Gün kısadır, ömür nefes almaktır, Ömrünü gönüllere verenlerden olmalı… Nacizane, kalem yazar okuruz, Hal kilimi, binbir nakış dokuruz, Kah eğriyi kah doğruyu okuruz, Hak kelamın edenlerden olalım, Naçar gönül, şair değildir elbet, Sürcü lisanı gaflette, çok olur elbet, Ameli niyetle tartmaz...
Naçar kul hali müşküle Hak’tan, Menkıbesi yetişti tanıdık dosttan, Bir sınav ki ya Rab, sualin tarzdır, Müminin maslahatı sünnet, ifası farzdır, Hal beyan eylenmiş, gelmişse dile, Hakkın malı kuldan kula devrile, Hal bilen hal ehli, anlamış özü, Bundan gayri nafiledir her sözü, İmandan töremiş, töremiz bizim, Ahde vefası şiar, yöremiz...
Virane dağların yolların uzun, Gurbette içimi sarar bir hüzün, Yaprağın gazelin düşerde güzün, Dört mevsim sevdamsın sen Gümüşhanem, Harşıtın dağları yarar da gider, Yeşilin bağları sarar da gider, Dağların sıralı bir karar da gider, Zirveleri incili kar Gümüşhanem, Karacan Tomaran inci nakıştan, Santada kemerler örülmüş taştan, Ecdad Darphanesi çıkardı taştan,...
Döndük geldik gene poğar başına, Neler yazar acep köyün taşına, Bakmaz kader sel olmuş gözyaşına, Acıyı kederi sına yüreğim… Sırası gelen elbette gider, Ardında acılar bırakır gider, Dualar Yasinler alırda gider, Sen de yolcusun anla yüreğim, Bir beşikte açtın gözün dünyaya, Sözde hakim oldun koca dünyaya, Bir gün uçar iken...
(Zor bizim oaradan yerelimizdir.Şivemizdendir.Alışık olmayanlar anlamaz tabii…) Annadız mi honnari anlatanlari, Memlekete beyle bağlananlari, İki kelam duyupda habu gözleri, Sel basti gene bizim oradan… …Yeni olan her bişe gabulumuzdur, Mütevazi duruş adetimizdir, Geçmişe sadakat asaletimizdir, Aslını inkarcı çıkmaz bizim oradan… Mastaynan mozhleri vurdum çayıra, Zağar yoh yannarında mevlam ğayıra, Ğurt...
Köyümün taşı, toprağı, hamuru özümden, Ayveseli, panağı,daşın üstü hiç gitmedi gözümden, Ne kereler mola dedim, dönemedim sözümden Susmayı denedim dostum, susamadım ben, Arayı da gönül dostum, muhabbetin arayı, Hak yazmışta gurbet elde açık etmiş arayı, Sen olmazsan o viran, olsa Karun sarayı, Yok gözümde dostum, susamadım ben, Sussaydı Resul, Taifte...
Ey gidi demur yigini sey seni, Behey nazi cekilmez sey seni, Gına geldi yaza ciza ardindan, Ho kürtünden cikisini goreydim de oleydim…. Ah etmedik bi kere sana yazarken, Ne nazlara katlandik lobi bozarken, Geceleri uykularda tunel kazarken, Düdügüni duyaydim da öleydim, Antalyadan bagirdilar duymadin, İzmirden cagirdilar duymadin, Angaradan haykirdilar duymadin,...
Ay ışığında uçuşan beyaz kelebekler gibi, Esen yel, senfoni tadında nota ikramlıydı bu gece, Tek şarkısına sonsuz sarma yapmış.. Beyazdan duvağını giymiş, Gelin İstanbul .. Yine sessiz, yine ıssız geçiriyor geceyi, Kristal karanlık, seherin şafağına bir inattır gidiyor, Herbir yumağı bir şekil, aldan puldan süs gibi, Sürmeli yari andırır zülfü,...
Ne türküler, ne beyitler vardır uğruna kim bilir, Kağıt yüzü görmemiş kalem nedir bilmeyen beyitlerin vardır Ziganamm … Gidip te dönmeyenlere ağıtların, Sislerinde kaybolmuş sevdaların… Kara çamlarına kara sevdalarun vardır Ziganammm… Uğurlanmışlara ahdedilmiş mahzun gözyaşlarına evsahipliğin… Çimlerinde, daşlarında ne başharfler kazınmıştır kimbilir Ziganammm.. Közler yanmış sevdasından karlarınla söndür paşam… Hangi...